
SİVİL DARBE Mİ? YOKSA
17 Mart 2015 20:45:23
Nazlı Ilıcak, Sivil darbe diyor
Sivil darbe değil hanımefendi, karşıdevrim !
Darbe, egemen güçlerin paranoyal bir tepkisidir. Gelir geçer.
Karşıdevrim, bir süreçtir, oya gibi işlenir
Darbelerin kimisi, geçici bir süre için, siyasal iktidarın muhtevasını değiştirir; bir adım öteye taşır.
1908 meşrutiyeti gibi.. 27 Mayıs gibi
Ama çoğu, kurulu düzeni bir adım geriye götürmek için yapılır.
12 Mart ve 12 Eylül gibi
Karşıdevrim ise, darbeleri de içine alan bir süreçtir. Toplumun dokularına milim milim yerleşir; onu içten ele geçirir
tepkileri, darbeler dahil, planlı baskı yöntemleriyle etkisizleştirir.Toplumun en gerici toprağında kök salar. Yeni filizler verir.
Türkiye bu süreci 1946dan beri yaşıyor. Amerikan tezgahı olan çok partili yaşama geçişten bu yana
Yani karşıdevrimin 69 yıllık bir geçmişi var Cumhuriyet tarihimizde
Devrimci süreç, 26 yıl sürmüştü, karşıdevrimci süreç gelecek yıl 70e basacak
Hedefi, 2023te yani Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılında, yeni bir aşamaya geçmektir.
Dinci bir dikta rejimine!..
Başkanlık, yarı-başkanlık, Türk ya da Meksika tipi başkanlık
Ne derseniz deyin, ismi önemli değil, dikta rejimi olacaktır bu.
Yarı-başkanlık sistemiyle yönetilen Fransa ile Başkanlık sistemiyle yönetilen ABDyi örnek gösteriyor. Oralarda diktatörlük mü var? diyor.
Yok. Ama oralarda demokrasi, devrimlerle geldi ve kendi değerler sistemini, kendi hukukunu yarattı.
Cumhuriyet devrimimiz ise, milli-demokratik nitelikte bir devrimdi, ama yarım kaldı. Devrimci süreç, çok partili yaşamla birlikte karşıdevrimci sürece dönüştü
Karşıdevrim, 69 yıldır, Cumhuriyet devriminin yarattığı değerler sistemini (laiklik, ulusal eğitim, ülke bütünlüğü, vb.) kemiriyor
Onların ileri demokrasi dedikleri şey, gerçekte din referanslı dikta rejiminden başka bir şey değil.
İç Güvenlik Yasası bunu hukukileştiriyor. Karşıdevrim kendi hukukunu yaratıyor ve yerleştiriyor
Olay budur!
Sivil darbenin hem kapsamı ve hem de sosyo-politik içeriği muğlak !.
Karşıdevrim ise, çok daha berrak bir kavram. Türkiye özgülünde, Cumhuriyet devriminin tümüyle reddini ifade ediyor. Üzerine bastığı sınıfsal temel de belli, politik hedefi de
Haziran seçiminde devrim ile karşıdevrim sandıkta bir kez daha yüzyüze gelecek. Kamuoyu yoklamaları karşıdevrimin iktidardaki partisini şanslı gösteriyor.
Daha da kötüsü, Cumhuriyet devriminin neo-liberalizm tarafından içi iyice boşaltılan partisi, hadi isim verelim CHP, önüne iktidar hedefi değil, yüzde 35lik bir sandık hedefi koymuş durumda! Yani, karşıdevrimin egemenliğini sineye çekiyor!..
Bu koşullarda karşıdevrimin nasıl alt edileceği sorusu da yaşamsal önemde bir soru haline geliyor.
Birlik kavramı böyle dönemler için daha bir anlam kazanır. Milli-demokratik güçlerin teorikman el ele vermesi gereken bir kavşaktayız. Teori yaşama geçirilemezse, karşıdevrim kendi değerler sistemini, kendi hukukunu, kendi yönetim biçimini iyice yerleştirecektir. İyice kök salacaktır.
Ondan sonra sök sökebilirse!..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








